Warning: Table 'tdcom_site.FIBATakimlar' doesn't exist in /home2/tdcom/public_html/isp2014/libraries/ezSQL-master/mysql/ez_sql_mysql.php on line 252
12 Dev Adam’ın Peşinde İki Kardeş

12 Dev Adam’ın Peşinde İki Kardeş

İspanya'da 12 Dev Adam'ı destekleyenler arasında bir abla-kardeş için bu turnuva basketboldan fazlası demek.
03/09/2014 - 16:58
Türkiye FIBA Dünya Kupası’nda dünyanın en iyi takımlarına karşı mücadele ederken, tribünlerde yüzlerce Türk’ün desteğini arkasına alıyor. O taraftarlardan ikisi için bu turnuva ve 12 Dev Adam’ı izlemenin anlamı çok daha farklı. Onlar kardeş ve Bizkaia Arena’nın tribünlerinde yer almak, onlar için basketbol sayesinde yeniden bir araya gelmek anlamına da geliyor.
 
Yasemin Gökpınar Berlin’de mühendis olarak çalışıyor. Kardeşi İbrahim Gökpınar ise 15 yaşında ve bu sene lise son sınıfta okuyacak. Basketbol oynuyor ve çok büyük hayalleri var. Kendini bildi bileli tribünde Ay Yıldızlılar’ı destekliyor ve Dünya Kupası’nın İspanya’da düzenlenmesi onun bir kez daha tribünlerde olmasına engel olamadı.
 
Yasemin aslında genel olarak basketbol ile ilgilenmediğini ama söz konusu olan Milli Takım olunca 2001’den beri 12 Dev Adam’ı takip ettiğini belirtiyor.
 
“Dün çok güzel başladık. Benim basketbolla ilgim yok ama milli maçlarda adeta içimden bir çılgın çıkıyor. Televizyon başında izlerken de böyle oluyor. 2001 Avrupa Şampiyonası sırasında herkesin saçını sarıya boyadığını hatırlıyorum. 2006 Japonya sırasında zaten büyük bir Engin Atsür hayranıydım. 2010 Dünya Şampiyonası’nı Türkiye’de takip edememek içime dert olmuştu. O zaman bir sonraki turnuvaya katılırsak seyirci olarak gelmeye karar vermiştim.”
 
12 Dev Adam arasındaki kimyanın ne kadar güçlü olduğunu, birbirlerini ne kadar sahiplendiklerini anlamak için onların arasında yaşamanıza gerek yok. Yasemin bu güçlü abi-kardeş ilişkisini tribünde görebiliyor. Hatta orada destek olmak için yer alarak, takım içindeki bu ruhu güçlendiren etkenlerden birisi olmayı da başarıyor.
 
“Takımın ne kadar yakın olduğunu görmek için aralarında olmaya gerek yok. Burada onları desteklerken çok iyi anlayabiliyoruz. Maç öncesi ısınmaya çıktıkları andan itibaren her zaman birbirlerini kolluyorlar, maç içinde sürekli yardımlaşıyorlar. Televizyondan belli oluyor mu bilmiyorum ama aralarında gerçekten güçlü bir abi-kardeş ilişkisi var.”
 
İbrahim için ise basketbol bambaşka bir hayat. Onun için bu spor bir yaşam tarzı. 3-4 yaşından beri basketbol oynuyor ve topu eline almak istediği ilk günden beri ne yapmak istediğini biliyor: Bu sporu profesyonel olarak oynamak.
 
Ömer Aşık ve Oğuz Savaş’ı çok beğeniyorum. Burada olmak ve onları izlemek benim için çok özel. Arkadaşlarım da sürekli sosyal medya üzerinden buradaki atmosferi soruyorlar. Benim hedefim 2019’da olmasa bile bir sonraki Dünya Kupası’nda Milli Takım forması giymek.”