Warning: Table 'tdcom_site.FIBATakimlar' doesn't exist in /home2/tdcom/public_html/isp2014/libraries/ezSQL-master/mysql/ez_sql_mysql.php on line 252
Asya Takımlarına Bakış

Asya Takımlarına Bakış

Halil Can Pelister, 2014 FIBA Dünya Kupası öncesinde Asya bölgesinden turnuvaya katılan 3 takımı inceledi.
27/08/2014 - 16:23
FIBA 2014 Dünya Kupası başlamadan önce Asya'yı İspanya'da temsil edecek olan 3 takımı son birkaç gündür mercek altına aldım. Elbette o bölgeden bu tarz turnuvalarda görmeye alışkın olduğumuz Çin'in bu sene Dünya Kupası'nda yer almaması büyük bir hayal kırıklığı.
 
Açıkçası bu 3 takım arasında İran dışında turnuvada bir üst tura çıkabilecek bir takım görmüyorum. Kaldı ki İran da ölüm grubu diye nitelendirdiğimiz A Grubu'na düştü. Büyük ihtimalle grup aşamasının ardından 3 Asya takımı da elenecek ama biz yine de onları tanıtalım...
 
Güney Kore: Kapalı Kutu
 
Güney Kore geçtiğimiz seneki Asyabasket’i üçüncü sırada bitirerek Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandı. İran dışında turnuvanın ilk maçlarında hemen hemen oynadıkları bütün takımları domine ettiler diyebiliriz. Asyabasket’e ev sahibi yapan Filipinler’in yarı finalde ev sahibi olmanın avantajıyla da gösterdiği oldukça iyi performans, Güney Kore’nin finalde İran’la karşılaşıp, intikamı alıp şampiyonluğa ulaşmasını engelledi.
 
Yıldız bir oyuncuları var mı, açıkçası öne çıkan var ama yıldız diyebileceğimiz bir oyunu yok. Sahip oldukları 10 oyuncu da herhangi bir maçta sahneye çıkıp, çift hanelerde skor üretebilecek beceriye sahip. Kore’de oynayan bütün oyuncuların maç içerisinde dış şut isabeti bulabilme tehlikesi, onları savunulması çok zor bir takım haline getiriyor. Kadroları dengeli ancak bahsettiğim gibi bence öne çıkan 2 tane oyuncuları var: Joo-Sung Kim ve Mingoo Kim.
 
Ancak Mingoo Kim, Haziran ayında sabaha karşı alkollü araba kullanırken kaza yaptı ve Dünya Kupası’nda forma giyemeyecek. 23 yaşındaki Mingoo Kim’e, Güney Kore’nin lider oyuncusu ve gelecekteki süper starı olarak bakılıyor. Kazada kalçasından ciddi bir şekilde yaralandığı belirtilen Mingoo Kim, belkide Asyabasket’te gösterdiği o iyi performansın ardından Dünya’ya yeteneklerini gösterme şansı yakalamışken, bu şansı eliyle tepti.
 
Dünya Kupası öncesinde ise Tayvan ile 2, Yeni Zelanda ile ise tamı tamına hepsi Temmuz ayı içinde olmak üzere 5 hazırlık maçı yapan Kore, son hazırlık maçını da 31 Temmuz’da Yeni Zelanda ile oynadı. En az hazırlık maçı yapan takımlardan birisiler ve aynı zamanda hazırlık maçlarını oynadıkları takımların seviyesi de çok düşük. Değil maçı izleyebilmek, istatistiğe bile ulaşmak neredeyse imkânsız. Bir nevi turnuva öncesinde, Güney Kore’yi “kapalı kutu” olarak tanımlayabiliriz.
 
Güney Kore, maçlarını Kanarya adalarında oynayacak. İspanya’da yaşayan Kore’lilerin %60’ı bu adada yaşıyor. Yani bir nevi Kore, grup maçlarını kendi evinde gibi oynayacak ve onların maçlarında iyi bir atmosfer bekleniyor.
 
Gruplarında Litvanya, Slovenya ve Avustralya gibi takımlarla başa baş oynamaları için önlerindeki en büyük problem elbette fiziksel olacaktır. Onun dışında önümüzdeki Asyabasket, kendi ülkelerinde düzenlenecek ve bu organizasyona ülke aşırı derecede konsantre olmuş durumda. Gruptan çıkmak için bir şansları var, kaldı ki çıkarlarsa bence turnuvanın en güzel ve en büyük sürprizlerinden birisi olur.
 

http://www.fiba.com/images.fiba.com/Graphic/ccb146e3/5daa/49de/bddd/1bfb7eb0cf9c.jpg?v=20140618002456752
 
Filipinler: Ulusal Sporları Çıkış Arıyor
 
Filipinler’de basketbol en çok izlenen ve diğer bütün sporların önünde bir spor. Geçen sene ülkelerinde, Manila’da düzenledikleri Asyabasket’te de gümüş madalya kazanarak, Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandılar.
 
Filipinler, B Grubu’nda Arjantin, Yunanistan, Hırvatistan, Senegal ve Porto Riko ile mücadele edecek. Elbette gruptan çıkma şanslarını değerlendirirsek, ilk 3 büyük ihtimalle bu grupta Hırvatistan-Arjantin-Yunanistan’dan oluşacak. Nitekim 4. Olma şansları var ancak orada da en büyük rakipleri Carlos Arroyo ve J.J. Barea’nın önderliğindeki Porto Riko olacaktır. Gruptan çıkmak istiyorlarsa kesinlikle son 2 gün arka arkaya oynayacakları Porto Riko ve daha sonra Senegal maçlarını kazanmak zorundalar.
Hazırlık döneminde diğer Asya ülkesi Güney Kore’nin tam aksine oldukça fazla hazırlık maçı oynayan Filipinler, 6 Temmuz’da Manila’da Malezya ile başladıkları hazırlık maçlarını 24 Ağustos’ta Guadalajara’da Mısır’la yaptıkları son hazırlık maçıyla bitirdiler (toplamda 16 hazırlık maçıyla Dünya Kupası öncesi en çok hazırlık maçı yapan takımlar). Bu kadar çok farklı takımlarla çok sayıda hazırlık maçı yapmanın faydasını mı zararını mı görecekler, onu Dünya Kupası’nda göreceğiz. Fakat hazırlık döneminde şüphesiz ki farklı mağlup oldukları Ukrayna maçı (114-64) hiç iyi sinyaller vermedi. Elbette sakatlığından dolayı Blatche’ın takımda olmaması onlar için önemli eksikti ama her iki alanda da bu kadar ezilmeleri elbette soru işaretleri yarattı.
 
Takımın kâğıt üzerinde göze çarpan, hatta lider olarak tanımlanan oyuncusu Brooklyn Nets’li, devşirme oyuncuları Andray Blatche. 28 yaşındaki Blatche, NBA’de 8 sezon Washington Wizards forması giydikten sonra geçen sene Brooklyn Nets’in yolunu tutmuştu. Devşirme oyuncu, Filipinler ve basketbol özelinde şöyle konuşuyor:
 
“Basketbol sporu burada çok seviliyor. Filipinli olan herkesin kalbinde olan bir şey, ben de basketbolu çok seviyorum ve ortak noktamız bu.”

Filipinler tarihinde Dünya Kupası’nda bir madalya da var. 1954’te Brezilya’da düzenlenen o günkü adıyla Dünya Şampiyonası’nda turnuvayı Brezilya ve Amerika’nın gerisinde bitiren Filipinler’in belkide basketboldaki milli takım açısından o bronz madalya.
 
Blatche’ın liderlik yaptığı bir takımı izlemek gerçekten keyifli olacak. Liderliğine ne kadar inanmasam, güvenmesem de; Filipinler sempatik bir takım.
 
İran: In Haddadi, We Trust
 
Asya basketbolunu uzun zamandır domine eden Hamed Haddadi’nin önderliğinde İran geçtiğimiz Asyabasket’te de ev sahibi Filipinler’i yenerek mutlu sona ulaşan taraf oldu. Haddadi koleksiyonuna bir MVP ödülü daha eklerken, İran ise bir kez daha Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı. Manila’da düzenlenen turnuvada İran’ın başındaki isim Sloven Memi Becirovic’ti. İki uzun Behrami ve Haddadi’yi pota altında maksimum seviyede kullanan İran, özellikle de zorlu final maçında ev sahibi Filipinler’i bu ikilinin toplamda yaptığı 48 sayı, 16 ribaundluk performansla adeta domine etti.
 
İran, diğer 2 Asya takımına göre daha yavaş tempolu ve defansif bir takım görüntüsü veriyor. Ancak bazen aşırı defansif, açıkçası göze hoş gelmeyen bir oyun oynuyorlar. En zayıf tarafları bence hücum performansları. Fakat ben yine de Haddadi önderliğindeki İran’ın bu turnuvada defansif oyunla bir sürprize imza atabileceğini düşünüyorum. Hücumda da içeride aslında kıyasladığımız zaman fena değiller fakat dış bir skorer oyuncuları yok.
 
Hazırlık döneminin çoğunu Çin’de geçiren İran, son olarak Slovenya’da düzenlenen turnuvada boyunun ölçüsünü aldı diyebiliriz. Üst üste 3 gün Litvanya, Slovenya ve Brezilya gibi takımlarla üst seviyede maçlar oynayan İran, Slovenya maçında iyi sinyaller verse de, son oynanan Brezilya maçında adeta dağıldı. Hem çok güvendikleri savunmalarını yapamayınca potalarında 82 sayı gördüler, hem de hücumda berbat günde olunca yalnızca 52 sayı atabildiler.
 
Manila’daki turnuvada forma giyemeyen, Philadelphia 76ers’ın 2013 NBA Draftında seçtiği Arsalan Kazemi de İspanya’da olacak ve benim açıkçası İran’da Haddadi’den sonra en beğendiğim oyuncu. Avrupa’dan, hatta Türkiye’den de ona draft olduğu yaz ilgi vardı ancak o ülkesine gidip, daha fazla para kazanmayı seçti.
 
Gruptan çıkmak onlar adına çok iyi bir başarı olacaktır. Nitekim bulundukları grup, Dünya Kupası’nın belki de en zor grubu, yani bir nevi “ölüm grubu”. İspanya, Sırbistan, Fransa ve Brezilya gibi 4 tane takımdan birisini aşağılarına almaya çalışırken elbette Mısır’ı da yenmeleri gerekecek. Brezilya maçı bende kötü bir izlenim bıraktı. Fakat Dünya Kupası atmosferi başkadır. Bakalım son Asyabasket’in şampiyonu İran, Dünya Kupası’nda ne kadar ileriye gidebilecek?
Halil Can Pelister